Peki biz stajyerlerimizi gerçekten dinliyor muyuz? Onların sessizliği saygıdan mı, çekinmekten mi, yoksa kendilerini ifade edecek bir ortam bulamamaktan mı kaynaklanıyor?
Bana göre bugün mutfaklarımızdaki temel sorun bilgi eksikliği değil, iletişim eksikliği. Çünkü iletişim koptuğunda sadece bilgi değil; deneyim, kültür ve meslek ahlakı da aktarılamıyor.
Yıllardır stajyer öğrencilerle yaptığımız görüşmelerde ve sahadan aldığımız geri dönüşlerde aynı başlıklar tekrar ediyor: Eğitim yerine iş gücü olarak görülmek, uzun çalışma saatleri, görev tanımı dışındaki işler, yetersiz ücret ve izin sorunları...
Bütün bunlar, daha yolun başındaki gençlerin hevesini kırıyor.
Oysa stajın amacı yalnızca iş yükünü paylaşmak değil; mesleği öğretmek ve geleceğin nitelikli şeflerini yetiştirmektir.
Yakın zamanda bir veli bana ulaştı. Lise çağındaki çocuğu için staj yeri arıyordu. Birçok işletmeyle görüştüm ve olumsuz dönüşler aldım. Sonra düşündüm:
Bir veli neden çocuğuna staj yeri bulmak için kapı kapı dolaşmak zorunda kalsın?
Aslında mesele tam da burada büyüyor.
Gençleri mesleğe kazandırmak mı istiyoruz, yoksa daha yolun başında bu meslekten uzaklaştırıyor muyuz?
Son yıllarda gastronomi büyük bir değişim yaşadı. Şefler artık yalnızca mutfakta çalışan kişiler değil; aynı zamanda gençler için rol modeller. Gençler bu mesleğe artık daha büyük hayallerle başlıyor.
Tam da bu yüzden staj dönemi, o hayalleri söndüren değil, büyüten bir süreç olmalı.
Belki de önce şunu kabul etmeliyiz: Biz yılların tecrübesine sahibiz ama bazen o birikimi ilk günden gençlerden bekliyoruz.
Oysa biz de bir günde yetişmedik.
Gençlerin belki de bizden beklentisi kusursuzluk değil; anlaşılmak, dinlenmek ve doğru rehberlikle büyüyebilmek.
Staj bir iş gücü değil; bir mesleğin geleceğidir.
Gençler bizim geleceğimizdir. O geleceği ise bugünden, mutfaklarımızda kurduğumuz iletişimle, verdiğimiz eğitimle ve gösterdiğimiz rehberlikle hep birlikte inşa ediyoruz.
Gastro Sanat Eğitim Kulübü Genel Sekreteri
Şef Ahmet Metin Yıldırım
Yorum Yazın