Web Tasarım plastik kuşkonmaz Kuşkonmaz Bariyer Kuş Kovucu Tekirdağ yat turu Web Tasarım

01 Ekim 2022, Cumartesi

Gurme Magazin, sıradan restoran arama yerine, sadece güvenilir kaynakları gösterir size...

Tüm Yazarlar

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE YEMEK ve CİNSİYET İLİŞKİSİ: BİR LİTERATÜR TARAMASI - 2. BÖLÜM

Profesyonel Mutfaklarda Cinsiyet

En temel yaşamsal ihtiyaçlardan biri olan, geçmişten günümüze değerini hiçbir zaman kaybetmeyerek mecburi olarak devam ettirilen beslenme eyleminin, günümüzdeki profesyonel alanı gastronomidir. Kültür ile yemek ilişkisinin bilimsel çerçevede ele alındığı disiplinler arası bu alan, profesyonel mutfak alanını de kapsamaktadır(Hatipoğlu ve Batman, 2014: 65).İnce (2016), profesyonel mutfak alanını evdeki mutfaktan ayırarak kadınların hâkim olduğu alanı “domestik mutfak” olarak ele almıştır. Biyolojik cinsiyete dayalı gözlemlerin sonucunda erkeklerin fizyolojik güçleri profesyonel mutfaklarda çalışacak olan kişilerin seçiminde cinsiyet ayrımına sebep olmaktadır. Günümüz dünyasında gelişen teknoloji, özellikle sanayi devriminin ardından ivme kazanmış ve mutfak çalışanlarının iş gücünde önemli boyutta azalma sağlamıştır. Profesyonel boyutta gıda üretimi için geliştirilen makineler zamandan ve güçten tasarrufu beraberinde getirmiştir (Akman & Erbil, 2018: 285).

Erkeklerin ve kadınların iş paylaşımı ve domestik mutfakta yapımını üstlendikleri yemekler ile ilgili olan bir araştırmada 324 aileye anket çalışması yapılmış ve pişirme görevinin büyük çoğunluğunun kadınlarda olduğu görülmüştür.Mangalda yoğun olarak görev alanlar ise erkeklerdir. Reçel (c) ve kek (a) gibi ürünlerin yapımında ise kadınlar çoğunluktadır. Cinsiyete özgü anlamlar ile algılanan yiyeceklerin yapımında da algıyla doğru orantılı eylem görülmektedir.(Beardsworth & Keil, 2011). Profesyonel mutfak ise evdeki mutfağın aksine erkek egemen bir yapıdadır. Restorancılığın yaygın olmaya başladığı dönemde de kadın aşçılara dair bulguya az rastlanmıştır (Uhri vd., 2015). Sanayi devrimine değin evde çalışan kadınlar sanayi devriminin ardından dış dünyayla tanışarak iş hayatında yer edinmeye başlamışlardır (Özer: 2017).Kadınların profesyonel mutfağa giriş yapmalarındaki önemli etkenlerden biri ekipmanların mutfaktaki iş yükünü azaltacak özelliklerde geliştirilmesidir (Akman & Erbil, 2018: 288). Günümüzde yemek pişirmenin profesyonel, bilimsel ve yaratıcı tarafını medyada yansıtma görevinin erkeklere daha fazla verildiği bilinmektedir (Akçaray, 2016). Swinbak (2002: 472)bu statü farkının temelinde doğa ve kültür düalizmi olduğunu belirtmiştir. Erkek, akıl ve kültürle bağdaştırılırken kadın ise irrasyonel (us dışı) olmakla ilişkilendirilmektedir. Kadın, doğal olarak olarak yemek pişirmek ve diğerlerini beslemek ile görevlendirilmiştir. Diğer yandan pişirme eylemi erkek tarafından gerçekleştirildiğinde aklın ve bilincin bildirisi olarak sunulmakta ve kültür ifadesi olarak değerlendirilmektedir. Kadının pişirdiği yemek onun doğal olarak gerçekleştirdiği bir eylem olarak önemsizleştirilirken erkeğin yemek pişirmesi doğal görevleri dışında bir işi öğrendikleri ve çaba sarf ettikleri, bunun sonucunda kendilerini geliştirdikleri gerekçesiyle özel bir faaliyet olarak algılanmakta ve değer görmektedir (İnce, 2016: 413-414).

Profesyonel kelimesi Türk Dil Kurumu tarafından yapılan tanımına göre, yapılan işin karşılığında kazanç sahibi olan uzmanlaşmış kimse anlamına gelmektedir. Erkeklerin, profesyonel mutfak alanında egemen olmalarının geçmişe dayandırılan sebeplerinden biri, temiz ve kutsal olarak değerlendirilmelerinden dolayı ayrıcalıklı kişilere yemek pişirebilmiş olmalarıdır. Eski mısırda kraliyet mahkemesi esnasında ve vücut canlandırma töreninde yemek pişirenin erkek olması kuralı bu değerlendirmenin sonuçlarına verilebilecek örneklerdendir (Swinbank, 2002: 473). 14.yy. ve 15.yy’da savaşlarda yer alan erkek aşçılar, profesyonel mutfaklarda bugün de hâkim olan hiyerarşik yapıyı geliştirmişler aynı zamanda bu dönemdeki büyük mutfakların yönetimini gerçekleştirmişlerdir (Copper’dan aktaran Platzer, 2011: 3). Yetenekli ve ünlü şef AugustEscoffier(1846-1935) profesyonel mutfağı bugünkü düzenine yakın biçimde düzenlemesi, tarifleri ve bu alandaki çabalarıyla bilinen erkek şeflerden biridir. Bu dönemde şefler politik ve siyasi alanda da yer almış ve geçmişten günümüze değin alışılagelmiş iş paylaşımındaki cinsiyet rolü, profesyonel alanda kadından daha evvel yer edinmiş olan erkeklerin profesyonel yemek pişirme alanında da hâkim olmalarına engel olmamıştır. Domestik mutfakta pişirilen yemeğe göre profesyonel alanda pişirilen yemeğin daha fazla fiziksel güç gerektirmesi buna zemin hazırlamıştır. Geçmişte resmedilen kadın mutfak çalışanlarının fiziksel olarak erkeksi özellikler taşıması buna örnek olarak gösterilebilmektedir. Ancak teknolojik gelişmelerin ardından ekipmanların güçten tasarruf sağlaması kadınların önünü açsa da profesyonel mutfaklar günümüzde de erkek egemen çalışma alanı olmaya devam etmektedir.

Bahsedilen farklı tutumun günümüzde halen devam etmekte olan, çalışma hayatında kadına karşı geliştirilen cinsiyetçi yaklaşımın etkisinde geliştiği gözlemlenmektedir. Aycan (2004) yönetici pozisyonunda kadın çalışmasını incelediği araştırmasında Türkiye’de her beş kadından birinin çalışma ortamında cinsiyet temelli düşmanca davranışa, her üç kadından birinin cinsel nitelik taşımayan düşmanca davranışa maruz kaldığı sonucuna ulaşmıştır. Diker, Taşpınar ve Soylu (2017), İstanbul ilinde 4 ve 5 yıldızlı otellerde mutfak çalışanları üzerinde yaptıkları çalışmada düşmanca cinsiyetçilik, heteroseksüel yakınlık, koruyucu ataerkil cinsiyetçilik ve cinsiyetler arası tamamlayıcı farklılaştırma ile profesyonel mutfak alanında kadın çalışanlara olan tutumlar arasında doğrusal bir ilişki olduğu ve en çok görülenin düşmanca cinsiyetçilik olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kadın çalışanlara yönelik olumsuz tutum ve davranışların eğitim seviyesinin düşük olmasıyla ilgili olarak arttığı araştırmanın bir diğer bulgusudur. Diğer yandan, kariyeriyle ilgili gelecek kaygısı yaşayan mutfak çalışanlarında kadın çalışanlara karşı daha fazla olumsuz bakış açısına rastlanmıştır. Ataerkil tutum ve muhafazakâr kültürün etkisi araştırmada üçüncü unsur olarak vurgulanmıştır (Diker, Taşpınar & Soylu, 2017: 138).

Çalışmada diğer faktörlerin açıklanmasında da değinildiği gibi, beyaz perde tıpkı diğer medya unsurları gibi gerçeklikleri biçimlendiren ve toplumsal cinsiyet algılarını şekillendiren bir unsurdur.İnce (2016) profesyonel mutfakları konu edinen 4 filmin incelendiği çalışmasında -Burnt (2015), Şeflerin Savaşı (2012), Aşk Tarifi (2007) ve Sarayın Tatları (2012)- görülmüştür ki, kadın mutfak çalışanlarının başarılı mutfak kariyerlerine ulaşabilmeleri için erkek mutfak çalışanlarına göre daha fazla fedakârlık yapmaları, yalnızlık gibi sonuçlara katlanmaları gerekmektedir. Profesyonel alanda kadının, duygusal ilişki yaşamadan var olamayacağı aksettirilmiş ve şeflik mesleği erkeklerin yapabildiği bir iş olarak tanımlanmıştır. Profesyonel mutfak alanında kariyer yapabilmek adına kadın şeflerin davranışlarını belirli rollere göre şekillendirdikleri vurgulanan bir diğer unsurdur. Bu hususta kadın şefler maskülen yönetim tarzını daha fazla benimsemeyi tercih ederlerken anne ya da abla rolüyle yönetime de rastlanmaktadır (Harris &Giuffre, 2015: 15). Profesyonel mutfaklara kadınların yer almasının önünde engel olarak görülen unsurlardan biri ise kadının fizyolojik özelliklerinden dolayı gelişen, kadına özel durumlardır. Hamilelik izni, menstrüasyon dönemi, kas gücü gibi etkenler mutfakta kadın için zorlayıcı ve kariyerini engelleyici unsurlar olarak algılanmaktadır. Tüm bunların sonucunda kadın çalışanlar profesyonel mutfaklarda yapılan aşağılamalara, şakalara ve tacizlere maruz kalmaktadırlar (LaPontie, 1992: 379-385).Yaygın olarak kabul edilen görüşe göre, adaletin sağlanmasındaki en önemli unsur eşitliktir (Leys, 1956: 22; Aral, 1984: 222; Dinçkol, A., 2001: 246). Lakin mutlak eşitlik gerçekliğe aykırı bir durumdur ve hukuksal olarak kabul edilen bir kuralın tüm insanlara aynı biçimde uygulanması eşitsizliğe yol açmaktadır (Dinçkol, A., 2001: 247). Dolayısıyla, hukuksal eşitliğin sağlanması amacıyla kadınlar için özel düzenlemeler yapılmış ve “pozitif ayrımcılık” ile eşitliği gerçekleştirici önlemler alınmıştır (Dinçkol, 2005: 114). Yemek pişirmek ve bunu profesyonel alanda gerçekleştirmek bireyin yetenekleri, deneyimleri ve alanında aldığı eğitim seviyesi ile ilişkilidir.Daha öncede değinildiği gibi, eğitim seviyesiyle ilintili artan bu tür davranışlara karşın kadın çalışanlar profesyonel alanda kendilerini göstermeye devam etmektedirler. Geçmişten gelen, kadının en doğal görevi olan, iş paylaşımında kadının payına düşen yemek pişirme yeteneklerini profesyonel alanda gösteren kadınların sayısı gün geçtikçe artmaktadır (Diker, Taşpınar & Soylu, 2017: 130).

SONUÇ ve ÖNERİLER

Beslenme ve yaşam tarih boyunca mecburi olarak ilişkili olan iki unsurdur. Yaşamın devam ettirilebilmesi beslenmeye ve beslenmenin devam ettirilebilmesi yaşama bağlıyken yaşamın içinde yer alan sosyolojik, fizyolojik ve politik pek çok unsur beslenmeyi kaçınılmaz olarak etkilemiştir. Geçmişten günümüze değin beslenme ve yaşam, değişimleriyle beraber toplumsal faktörlerle iç içe gelişmiştir.Bu çalışma kapsamında, yemek ve cinsiyet konulu literatür taraması yapılarak geçmiş, günümüz ve profesyonel alanda yemek ve cinsiyet ilişkisi ortaya konmuştur. Literatür incelendiğinde karşılaşılan ortak bulgular şöyledir; cinsiyet kavramının fizyolojik özelliklerin betimlenmesi dışında toplumsal bağlamda da anlamlar taşıyarak yaşamın içinde beslenmeye dair davranışları da şekillendirdiği görülmektedir. Toplumsal normlar ve süregelen davranışlar, yemeğin dişil ya da eril olarak algılanmasında ve dişil ya da eril sembollere göre tüketilmesinde önemli etkiye sahiptir. Biyolojik cinsiyete dair gözlemlerin (naif, güçlü, yumuşak, sert vb.) toplumsal cinsiyete dair bakış açılarını şekillendirdiği görülmektedir. Toplumsal cinsiyet ise, beslenme tercihlerinde etkin rol oynamaktadır. Buna göre et yemek vahşi olmakla, vahşi olmak erkek olmakla bağdaştırılırken; bitkisel beslenme naiflikle ve naiflik kadın olmakla bağdaştırılmış, farklı davranan bireylerin dışlanmaya ve ötekileştirilmeye maruz kaldıkları ve beden algılarına göre beslenme tercihlerinin oluştuğu görülmüştür.

Avcılığın ataerkil beslenmenin temellerinin atılmasında ve iş paylaşımının günümüze değin devam eden anlayışında önemli etkisi olduğu görülmektedir. Kadının iş paylaşımındaki rolü anneliğin ve fiziksel gücün sınırlılıkları etrafında şekillenmiş ve günümüzde de devam eden domestik mutfak alanına hâkim olmalarına zemin hazırlamıştır. Sanayi devriminin ardından iş hayatına katılan kadınlar için profesyonel mutfak alanı kadınlar adına mesafeli durulan bir alan olmuştur. Maskülenliğin egemen olduğu bu alanda kadınların yer edinebilmesi davranışsal bazı rollere bürünmelerini gerektirmiştir. Literatürde resim sanatından beyaz perdeye yemek, toplumsal pek çok ibareyi barındıran ve bilinegelmiş davranışların anlamlandırılmasında mesaj taşıyıcı olan önemli bir unsur olarak yer almaktadır. Beslenme tercihlerini etkileyen demografik unsurların bilinmesi gastronomi bilimi açısından önemli bir faktördür dolayısıyla LGBTİ+ bireylerin beslenme tercih ve davranışlarıyla ilgili çalışmalarıngerçekleştirilmesi ve bu alanda da yayın yapılması tercihlerin doğru yorumlanabilmesi adına önerilmektedir.

 

KAYNAKÇA

Adams, J. (2019). Etin cinsel politikası. (G. Tezcan, E. Boyacıoğlu, Çeviri). İstanbul: Ayrıntı Yayınları.

Akçaray, E. (2016). Beslencenin sosyolojisi. Ankara: Phoneix

Akdeniz, D. (2019). Alternatif bir gastronomi tarihi incelemesi: resim sanatında yemek hazırlıkları ve mutfak sahneleri. Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Dergisi, 22 (2), 490-507.

Akman, S. & Erbil, K. (2018).Modern yaşamın sanayi devrimi ile birlikte mutfakta kadına etkileri.Akademik Sosyal Araştırmalar Dergisi, 6 (86), 284-292.

Aral, V. (1984). Hukuk Felsefesinin Temel Sorunları. İstanbul.

Arıker, Ç. (2012). Tüketicilerin restoran seçiminde kullandıkları seçim kriterleri ile demografik özellikleri arasındaki ilişki. Öneri Dergisi, 10(38), 11-31.

Beardsworth, A. & Keil, T. (2011). Yemek ve toplum çalışmasına bir davet: yemek sosyolojisi. (A. Dede, Çeviri). Ankara: Phoenix Yayınları.

Bendiner, K. (2004). Food in Painting- FromtheRenaissancetothePresent.London:ReaktionBooks.

Beşirli, H. (2010). Yemek, kültür ve kimlik. Milli Folklor, 22 (87), 159-169.

Bora, A. (2005). Kadınların sınıfı. İstanbul: İletişim yayınları.

Bock, B.C. ve Kanarek, R.B. (1995). Kadınlar ve erkekler yedikleri şeydir: Cinsiyetin ve bildirilen yemek boyutunun algılanan özellikler üzerindeki etkileri. Cinsiyet Rolleri, 33 (1), 109-119.

Broverman, I.K., Vogel, S.R., Broverman, D.M., Clarkson, F.E. ve Rosenkrantz, P.S. (1972). Cinsiyet rolü stereotipleri: güncel bir değerlendirme 1. Sosyal Konular Dergisi, 28 (2), 59-78.

Cavazza, N., Guidetti, M.,Butera, F. (2015). Ingredients of gender-basedstereotypesaboutfood: Indirectinfluence of foodtype, portion size and presentation on genderedintentionstoeat. Appetite, 91, 266–272. https://dx.doi.org10.1016/j.appet.2015.04.068adresinden edinilmiştir (E.T. 20.05.2021).

Çarpar, M. C. (2020). Beslenme, kimlik ve erkeklik: et yemenin sosyolojisi. İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Dergisi, 40 (1), 249-277.

Çaycı, A. E. & Aktaş, C. (2018). Dijitalden tatmak: yemeğin “yeni” gastro mekânlardaki seyirlik gösterisinin kültürel yansımaları.TRT Akademi, 3 (6), 710-727.

Çetinkaya, G. (2015). Dede korkut hikayelerinde kültürel belleğin söylem haritası olarak giyim-kuşam ve yeme-içme sembolleri. Milli Folklor, 83-96.

Çinay, H.H. &Sezerel, H. (2020). FerzanÖzpetek filmlerinde gösterge olarak yemek: Mine Vaganti / Serseri Mayınlar. Journal of Tourism and Gastronomy Studies, 8(1), 111-136.

Diker, O., Taşpınar, O.,Soylu, Y. (2017). İstanbul/Beyoğlu-Taksim bölgesindeki 4-5 yıldızlı otel mutfak personelinin çelişki duygulu cinsiyetçilik düzeyleri ile kadın çalışanlara yönelik tutumları ilişkisinin incelenmesi. Journal of Life Economics. 4 (4), 125-142.

Dinçkol, A. (2001). Hukuka Giriş, Hukukun Temel Kavramları, İstanbul.

Dinçkol, B. (2005). Kadın-erkek eşitliği için pozitif ayrımcılık. İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 4 (8), 101-117.

Dökmen, Z. Y. (2012). Toplumsal cinsiyet: sosyal psikolojik açılımları. İstanbul: Remzi Kitabevi.

Eller, J. D. (2009). CulturalAnthropology: Global Forces. LocalLives, London:Routledge.

Ergin, M. (1997). Dede Korkut Kitabı. Ankara: TDK Yayınları.

Gough, B. (2007). ‘Real men don’tdiet’: An analysis of contemporarynewspaperrepresentations of men, food and health. Socialscience&medicine, 64 (2), 326-337.

Gürhan, N. (2017). Toplumsal değişme ve yemek kültürü üzerine sosyolojik bir çözümleme: Mardin Örneği. Journal of International Social Research. 10 (54), 562-570.

Harris, D. &Giuffre, P. (2015). Takingtheheat: Womenchefs and genderinequality in theprofessionalkitchen. USA: RutgersUniversityPress.

Hatipoğlu, A., &Batman, O. (2014). Osmanlı saray mutfağına ait gastronomikunsurların günümüz Türk mutfağı ile kıyaslanması. Journal of Travel and Hospitality Management,11 (2), 62-74.

Haviland, W. (2002). Kültürel Antropoloji. (H. İnaç, S. Çiftçi, Çeviri). İstanbul:Kaknüs Yayınları.

İbn-i Haldun. (1988). Mukaddime.S. Uludağ (Ed.) İstanbul: Dergâh Yayınları.

İnce, Ş. (2016). Şeflerin Savaşı: profesyonel mutfaklarda erkek ve kadın şefler. Moment Dergi, 3 (2).

Kanık, İ. (2012). Seyirlik yemek: modernite’ den postmodernite’ ye yemeğin sinematografisi. (Yayımlanmamış doktora tezi). Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul.

Kanık, İ. (2016). Gastro medya ve gastro kültürün kavramsal incelemesi. Folklor/Edebiyat, (88) 83.

Kerschke-Risch, P. (2015). Vegan diyeti: motifler, yaklaşım ve süre: nicel bir sosyolojik çalışmanın ilk sonuçları. ErnahrungsUmschau, 62 (6), 98-103.

Kottak, C. P. (2008). Antropoloji İnsan Çeşitliliğine Bir Bakış. (S. N. Altuntek, B. Aydın Şafak, D. Erdal, Y. S. Erdal, S. Eroğlu, E. G. Ersoy, S. Özbek, S. Özbudun, Ş. Pala, G. Uysal Çeviri). Ankara: Ütopya Yayınevi.

LaPointe, E. (1992). Relationshipswithwaitresses: Genderedsocialdistance in restauranthierarchies. QualiativeSociology. 15 (4), 377-393.

Leys, W. A. R. (1956). Justice and Equality. Ethics, 67 (1), 17-24.

Maurer, D. (2002). Vegetarianism: Movementor moment?Philadelphia: TempleUniversityPress.

McIntosh, A. (1996). Sociologies of Food And Nutrition. New York:PlenumPress.

Meigs, A. (1997). Food as a Cultural Construction, (Ed. C. M. Counihan, Ed. P. Van Esterik), Food and Culture: A Reader. 95-106, London:Routledge.

Mulvey L. (2003). Visual pleasureand narrativecinema, media and culturalstudies. G. Meenakshi, (Ed.) D. Durham, (Ed.) M. Kellner, (Ed.),Blackwell Publishing, 393-403.

Murcott, A. (1983). Sociology of food and eating. Gower.

Nahya, Z. N. (2017). Toplumsal cinsiyet ve beslenme: toplumun sofrasında kadınlıklar ve erkeklikler. Akademik Sosyal Araştırmalar Dergisi, 5 (50), 24-36.

Nebioğlu, O. (2021). Yemek sosyolojisi üzerine bir yerli yazın derlemesi. Sosyal ve Beşerî Bilimlerde Araştırma ve Değerlendirmeler, 1 (4), 73-90.

Örnek, S. V. (1966). Sivas ve Çevresinde Hayatın Çeşitli Safhalarıyla İlgili Batıl İnançların ve Büyüsel İşlemlerin Etnolojik Tetkiki. Ankara: Ankara Üniversitesi Basımevi.

Özer, M. M. (2017). Ataerkil Kapitalist Çalışma Yaşamından Kadın Tanıklıkları. Çalışma ve Toplum, 54 (3) 1397-1424.

Platzer, R. (2011). Women not in thekitchen: A look at genderequality in therestaurantindustry. California:PolytechnicStateUniversity, DegreeBachelor of Arts.

Potts, A. &Parry, J. (2010).Vegansexuality: challengingheteronormativemasculinitythroughmeat-freesex. Feminism&Psychology, 20, 53–72.

Riley, G. (2015). Food in Art –FromPrehistorytotheRenaissance.London:ReaktionBooks.

Rothgerber, H. (2012). Real men don’teat (vegetable) quiche: Masculinity and thejustification of meatconsumption. Psychology of Men &Masculinity. Advance online publication: https://dx.doi.org10.1037/a0030379 adresinden edinilmiştir. (E.T. 05.31.2021).

Saraç, S. (2013). Toplumsal cinsiyet. Toplumsal Cinsiyet ve Yansımaları. L. Gültekin (Ed.), G. Güneş (Ed.), C. Ertung (Ed.), A. Şimşek (Ed.)Ankara: Atılım Üniversitesi Yayınları.

Selimoğlu, E. & Gültekin, T. (2018). Laura Esquivel ‘in Acı Çikolata romanı üzerinden duygusal dünya ve yemek kültürü ilişkisi. Antropoloji, (36), 71-85.

Sevindik, A. (2017). Türk halk kültüründe yemek ve cinsiyet ilişkisi: Dede Korkut. Uluslararası Türk Dili ve Edebiyatı Araştırmaları Dergisi, 6 (13), 611-637.

Sobal, J. (2005). Men, meat, and marriage. Models of masculinity. Food and Foodways, 13, 135–158.

Stone, L. (2010).Kinship and Gender: An Introduction. (4.Edition), Colorado:WestviewPress.

Strauss, C. L. (1974). Structuralanthropology. Persona&Derecho, 1, 571.

Sullivan, M. A. (1999). Aertsen'skitchen and market scenes: audience and innovation in northernart.The Art Bulletin, 81 (2), 236-266.

Swinbank, V. (2002). Thesexualpolitics of cooking: A feminist analysis of culinaryhieararchy in western culture. Journal of HistoricalSociology. 15 (4), 464-495.

Tanner, N.&Zihlman, A. (1976). Women in Evolution. Part I: Innovation and Selection in Human Origins, Signs. Journal of Women in Culture and Society, 1 (3), 585-608.

Tunçay Son, G. Y. & Bulut, M. (2016). Yaşam tarzı olarak vegan ve vejetaryenlik. Journal of Human Sciences, 13 (1), 830-843.

Uhri, A., Doğdubay, M., Samancı, Ö., Zencir, E.,Dündar, A. (2015). Gastronomi Tarihi. Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Yayınları.

Utanır, A. (2019). Antep kimliğinin yeniden inşasında mutfağın rolü. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara.

Van Esterik, P. &Counihan, C. (1997). Food and culture. New York: Routledge.

Wells, C. (1984). Sosyal antropoloji açısından insan ve dünyası. (B. Güvenç, Çeviri). İstanbul: Remzi Kitabevi.

Wood, R. C. (1995). Thesociology of the meal. Edinburgh: EdıngburghUnıversıtyPress.

Yüksel, N. A. (2018). Beyazperdede gastronomi: sinema, H. Yılmaz içinde, Gastronomi ve Medya (s. 45), Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Yayınları.

Zihlman, A. L. (1978). Women in evolution. Part II: Subsistence and socialorganizationamongearlyhominids. Signs.  Journal of Women in Culture and Society. 4 (1), 4-20.

Garner, D. M. ve Garfinkel, P. E. (1982). Anoreksiyanervozada beden imajı: Ölçüm, teori ve klinik çıkarımlar. Uluslararası Tıpta Psikiyatri Dergisi, 11 (3), 263-284.

Çakır, M. U., Şengül, S., & Parmaksızoğlu, E. (2020). Sinema perdesinde gastronomi görüntüsü: yemeğin sosyolojik yansımaları. Journal of Tourism and Gastronomy Studies, 8(4), 3173-3191.

Aycan, Z. (2004). Türkiye'de yönetimde kadınlar için kilit başarı faktörleri. Uygulamalı Psikoloji, 53 (3), 453-477.

SON

Yazarın Diğer Yazıları

Makale Yorumları

  • Yavuz

    Yavuz 28.05.2022 10:32

    Son derece kapsamlı , bilgilendirici ve okuyanı yormadan takip edilen makaleniz için tebrik eder çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code
Yorum Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yukarı çık